Conversazione

Unutulan

Reklamlar

Karanlık bir sahnede, bir kova, bir süpürge ve suskun bir akordeonla karşılıyor seyircisini Unutulan. Yersiz Kumpanya, minimalist bir sahnelemeyle yoğun bir sorgulama serüvenine çıkarıyor izleyenleri. Mari ve Nıvart’ın içinde bulundukları karanlığa adım atarken, ünlü Ermeni oyuncu Mari Nıvart’ın, bize bugün neyi unutmuş olduğumuzu ya da hatırlamamız gerekenleri düşündüreceği bir konumda buluyoruz kendimizi.

Tarihte, kumpanyaların ödeme yapamadıklarından, oyuncularını rehin bıraktıklarına dair veriler mevcut. Ancak, Mari Nıvart’ın bu türden bir deneyim yaşamamış oluşu, bize oyunun anlatmak istediğinin çok daha farklı bir noktada olduğunu göstermektedir.

Mari Nıvart’ın oyunculuğuna dair övgü dolu yazılarda, sanatçının sahnedeki oyunculuğunun halk tabiriyle “gerçekçi” oluşu, onu döneminde özgün kılmıştır. Bayılması gerekirse gerçekten bayılan, ağlaması gerekirse gerçekten ağlayan bir performans söz konusu. Şemsettin Sami’yle yaşadığı aşk hikayesi döneme damgasını vurmuşsa da, bu değerli insanı Soeur okulunda okumasıyla, daha 16 yaşındayken Tomas Fasulyeciyan topluluğuyla, sonrasında da Güllü Agop yönetimindeki Osmanlı Tiyatrosu’nda çalışması gibi başarılarıyla hatırlamak, çok daha adil olacaktır. Metin And’ın Acılı Bir Aşk adlı yazısına göre, Şemsettin Sami’yle yaşadığı aşkta en büyük engel dindi. Çocuk da bekliyordu. Kamelyalı Kadın’ı oynadığı gün hayatına son verdi Mari Nıvart.*

Yersiz Kumpanya’nın sahnelenmesine geri dönecek olursak, yalın sahnede iki oyuncunun fizikselliklerinin ön planda olduğu bir performans söz konusu. Mari Nıvart’ın adı ve soyadı üzerinden Mari ve Nıvart olarak iki farklı karakter yaratılmış. Bu ikilik, anlatıyı güçlendiriyor denilebilir. Akla Godot’yu Beklerken, Oyun Sonu gibi ikili karakterlerle kurulmuş metinler geliyor; bu ikili karakterlerin kurduğu anlatı, çoğunlukla güçlü olmayı başarmıştır.

Tiyatroda aksan kullanımı her zaman risklidir, aşırı oyunsuluğu vurgulamıyorsa, bir felakete dönüşebilir. Ancak Unutulan’da kullanılan İstanbul Ermeni aksanı, neredeyse taklitten sıyrılmış bir şekilde, ustaca sergilenmiş. Nıvart’ın akordeonu, müzikal tonlarından -gündelik hayattaki kullanım özelliğinden- soyutlanarak, akciğer gibi nefes alıp veren, şişen ve sönen bir nesneye dönüşmüş. Sigara, bir nesne olarak sahnede bulunmaksızın, parmakların arasında varmışçasına dumanı içe çekip dışarı üflermiş gibi yapılan oyunlar, bir anlam boşluğunu vurgulayarak, yeni bir gerçeklik yaratan sahne göstergeleri.

Rehin bırakıldıkları yerdeki odaları, karanlığı ve eşyasızlığıyla bir zindan, bir hücre gibi. Kova, süpürge, et ve yalnızlık üzerinden, günümüz kadınının hapsolmuşluğunu da seyircisine hatırlatıyor dersek, çok da yanlış bir saptama yapmış olmayız.

Mari ve Nıvart da karanlıklarını dağıtmak adına oyunlar oynarlar. Kamelyalı Kadın’ı prova ederler. Bu oyun, adeta oradan çıktıklarında sahneleyecekleri ya da kavuşacakları özgürlüğün, hatırlanmanın bir umudu niteliğinde. Kurdukları bu oyun, yukarıdan gelen sert ve bir kapı vuruluşunu andıran yüksek tonlarla dağılıyor. Kovayı, süpürgeyi ya da etini alarak yukarı çıkıyor, hapsoldukları hayatın belirlenmiş görevlerini yerine getiriyorlar. Kadın olmanın diğer normlar tarafından belirlenmiş, bitmeyen bedelini ödüyorlar adeta.

Zamanın ve mekanın önemini kaybettiği sahneleme, kadının unutulmuşluğunu unuttuğunu açık ediyor seyircisine. Mari Nıvart’ın adıyla iki karakter yaratmayla başlayan, Kamelyalı Kadın provalarıyla yukarıdan çağırılmaları, hayal – gerçek, unutmak-hatırlamak gibi ikiliklerle güçlendirilen anlatı, seyircisini sorgulamaya başlayacağı bir labirente koyarak, yılın güçlü oyunlarından biri oluyor.

*Metin And, Acılı Bir Aşk Hikyesi

Reklamlar

Reklamlar